Loading...

Maryam Şahinyan / Foto Galatasaray


Galatasaray Meydanı, Cumartesi İnsanları/Anneleri’nin kayıp aile yakınlarına dikkat çekmek için 1995’ten beri her Cumartesi oturma eylemi yaptıkları meydandır. Ancak bu meydan aynı zamanda tarihin susturulmuş başka bir katmanına da ev sahipliği yapmaktadır. Meydan’dan her geçtiğimizde karşımıza çıkan 50. Yıl Anıtının bulunduğu yerde bir zamanlar büyük bir pasaj, bu pasajın en üst katında ise Maryam Şahinyan’ın stüdyosu “Foto Galatasaray” bulunmaktaydı.

Maryam Şahinyan Türkiye’nin ilk profesyonel Ermeni kadın fotoğrafçısıdır. 1911 yılında Sivas’ta dünyaya geldi. Dedesi Agop Şahinyan Paşa 1877’de kurulan ilk Osmanlı Parlementosu Meclis-i Mebusan’da Sivas’ı temsil etmiştir. 1915 Ermeni Soykırımı sürecinde memleketlerini terk etmek zorunda kalıp evlerini kaybetmeleriyle Maryam’ın yaşamı çarpıcı biçimde değişti. İstanbul’a sığınan Şahinyan’lar Harbiye’de mütevazı bir apartman dairesine taşındılar. 1933 yılında Maryam’ın babası Mihran Şahinyan bahsettiğim pasajda bulunan ve iki Yugoslav kardeş tarafından işletilen Foto Galatasaray’a ortak oldu. 1936 yılında annesinin ölümüyle ve maddi imkansızlıklar nedeniyle Maryam orta öğrenimini yarıda bıraktı ve babasına stüdyoda yardım etmeye başladı. Babasından stüdyo fotoğrafçılığının tüm inceliklerini öğrendikten sonra, Maryam 1937 yılında stüdyoyu tek başına işletmeye karar verdi.

Maryam, 1937-1985 yılları arasında Galatasaray’da üç ayrı mekanda işlettiği stüdyosunda kesintisiz olarak çalıştı. 1985 yılında stüdyosunu devrettikten sonra, el değiştiren fotoğraf arşivi Aras Yayıncılık’ın sahibi Yetvart Tomasyan’ın Hıdivyal Palas’taki deposuna taşındı. Hatırlayacağınız üzere Hıdivyal Palas’ı birkaç dakika önce gördük. Arşiv o depoda 25 yıl boyunca unutulmaya yüz tutmuş bir şekilde kaldı. Daha sonra sanatçı ve araştırmacı Tayfun Serttaş’ın kurduğu bir ekip tarafından iki yıllık bir sürede tasnif, temizlik ve restorasyon süreçlerinden geçerek koruma altına alınan arşiv Salt Galata işbirliğiyle gün ışığına çıkarıldı. Arşivde yaklaşık 200.000 adet negatif ve 1 milyon kişinin fotoğrafı yer almaktadır.

Maryam, babasının 1. Dünya Savaşı’nın akabinde Balkanlar’dan göç eden bir aileden aldığı körüklü ahşap fotoğraf makinesini bütün meslek hayatı boyunca kullandı. Maryam Şahinyan’ın kamerasından elli yıl boyunca yüzlerce farklı insan geçer: Katolik din görevlileri, Ermeni rahibeler, bar mitsva’ya (ergenlik töreni) giren Musevi çocuklar, Rum kızlar, Bolşevik Devrimi’nden kaçıp İstanbul’a sığınan Ruslar, tiyatro grupları, müzisyenler, eşcinseller ve transseksüeller… Kartlarınızın üzerinde Maryam tarafından çekilmiş birkaç fotoğrafı görebilirsiniz. Maryam’ın arşivini ilginç kılan en önemli şeylerden biri ise erkekten daha çok kadın ve çocuk fotoğrafı bulunmasıydı. Zira, kadın bir stüdyo fotoğrafçısı olarak Maryam, dönemin muhafazakâr koşulları altında kadın müşteriler tarafından çokça tercih edilmekteydi. Karşısında birçok kadın omuzlarını açarak, saçlarını dökerek, bazen de iç çamaşırlarıyla rahatça poz veriyordu. Mesleki kariyeri boyunca Maryam, kamerasıyla 1942 Varlık Vergisi, 6-7 Eylül 1955 olayları, 1974 Kıbrıs Savaşı gibi önemli tarihi olaylara tanıklık etti. Maryam’ın arşivi aynı zamanda şehrin merkezinde gerçekleşen demografik, sosyo-kültürel, etnik ve ekonomik dönüşümleri de gözler önüne seriyor. Bir yandan İstanbul’un Rum, Musevi ve Ermeni nüfusu azalırken, diğer yandan gittikçe daha fazla insan taşradan şehre göç ediyordu. Bu demografik dönüşüm Maryam’ın fotoğraflarında, kıyafetlerde, aksesuarlarda ve saç modellerindeki değişikliklerde açıkça görülmektedir.

Maryam Şahinyan İstanbul Kadın Müzesi’nde adı geçen dört kadın fotoğrafçıdan biridir. Şimdi diğer kadın fotoğrafçıları da hatırlayalım.

Naciye Hanım (1881 – 1970) ilk profesyonel Müslüman kadın fotoğrafçıdır. 1919 yılında Beşiktaş’taki konağının çatı katında “Türk Hanımlar Fotoğrafhanesi”ni açtı.

Semiha Es (1912- 2012) Türkiye basınının ilk profesyonel gezi ve savaş fotoğrafçısıdır. Özellikle Kore Savaşı sırasında yaptığı foto-muhabirlikle tanınmaktadır. Vietnam ve Ruanda’daki savaşlara da tanıklık etmiş ve onları belgelemiştir.

Eleni Küreman (1921-2001) Türkiye basınının ilk kadın foto muhabiridir ve aynı zamanda Türkiye’nin ilk profesyonel Rum kadın fotoğrafçısıdır. Bir foto muhabir olarak futbolda uzmanlaşmıştır.