Loading...

Dilhayat Kalfa


Efendiler, Beyler, Paşalar, Generaller… Sokak adlarına bakınca bir kadın ismi görmek şaşırtıcı. Önünden defalarca geçtiğim bu sokağın ismine bu yürüyüş için bir araştırma yapana kadar hiç dikkat etmemiştim. Bebek’teki Dilhayat Kalfa Sokağı ve Kadıköy’deki Bestekar Dilhayat Kalfa Sokağı, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk Müslüman kadın besteci olan Reftar Kalfa’dan sonra bilinen ikinci Müslüman kadın bestecinin ismini taşıyor. Yaşamı hakkında neredeyse yok denecek kadar az bilgi olmasına rağmen Dilhayat Kalfa’nın günümüze kadar gelen eserleri Türk Klasik Müziği’nde önemli yere sahiptirler. Neden Müslüman diye altını çiziyorum? Çünkü İstanbul aslında kadın bestecilere çok eski zamanlardan beri ev sahipliği yapmış bir kent.

Örneğin dünyanın bilinen ilk kadın bestecisinin İstanbullu olduğunu biliyor muydunuz?

  1. yüzyılda, yani Bizans döneminde yaşamış Kassia dünyanın bilinen ilk kadın bestecisi. Tabii Dilhayat Kalfa’nın Kassia’dan haberi var mıydı? Bilemiyoruz ve Dilhayat Kalfa’nın yaşamı hakkında da neredeyse yok denecek kadar az bilgi sahibiyiz. Ama şunu biliyoruz ki günümüze kadar gelen eserleri Türk Klasik Müziğinde önemli bir yere sahip. Dilhayat Kalfa, adındaki Kalfa sıfatından da anlaşılacağı üzere, sarayda yetişmiş ve Kalfa rütbesi kazanacak önemli bir idari görevde bulunmuş. Müzik eğitimini 18. yy.’den beri haremde bulunan meşkhaneden aldığı tahmin ediliyor. Bugüne kadar gelen eserlerinden tambur çaldığı anlaşılıyor.

Evcara makamındaki bir peşrevi ve saz semaisi Osmanlı müziğinde özel kıymete sahip iki eser olarak tanımlanır. Dilhayat Kalfa’nın yaşadığı dönemler de bu makamın kullanılmaya başlandığı yıllar olarak düşünülür. Bazı kaynaklar, bu makam Sultan III. Selim’in gençlik dönemlerinde kullanılmaya başlandığı için Evcara makamının ona ait olduğunu söylerler. Önemli bir bestenin bir kadın besteci yerine bir Sultan’a mal ediliyor olmasına şaşmamak gerekir, fakat daha gençlik yıllarında bir kişinin böyle bir beste yapmasının mümkün olmadığı da açıktır. Araştırmacı Talip Mert’in Osmanlı Arşivi’nde bulduğu Dilhayat Kalfa’nın Mirası da bunu kanıtlar niteliktedir. Bu belge, Dilhayat Kalfa’nın ölüm tarihi olarak 1737’ye işaret eder. Dolayısıyla, Dilhayat Kalfa, III. Selim döneminde değil, III. Ahmed devrinde yaşamıştır. Bu belgeden, Dilhayat Kalfa’nın yaşamının son dönemlerinde saraydan iki cariyesiyle birlikte ayrılarak Sultanahmet Camii civarında, Kabasakal Mahallesindeki bir evde yaşadığını ve orada vefat ettiğini anlıyoruz. Yaşadığı ev şu an Dilhayat Kalfa adıyla otel olarak işletilmektedir. Dilhayat Kalfa besteleri, Darülelhan Tasnif Heyeti tarafından tespit edilmiş eserler arasında yer almaktadır. 100’e yakın eseri olduğu tahmin edilmektedir, fakat bunlardan ancak 12’si bugüne kadar gelmiştir. Dilhayat Kalfa’nın günümüze ulaşan besteleri, Osmanlı müziğinin teknik ve estetik açıdan önemli örnekleri arasında sayılır. Diğer makamlarda bestelediği eserlerinde de usul, makam ve güfte kullanımı son derece ölçülüdür.